Gerçek bir pazartesi sendromuna bir kala, içimi nasıl güzelleştire bilirim diye kara kara düşünürken yine bloğumun içinde buluverdim kendimi. Yarın vize haftamın ilk günü olduğunu ve buna dair hiç bir harekette bulunmadığımı düşününce, hiç iç açıcı bir hafta olamayacağı aşikar. Yahu benim haftalarım Cuma gününden başlardı. Şu vize denen illet şey bu düşünce dengemi de bir güzel bozuverdi. Sanırım dünyaya geldiğim günden beri beni geren bir sınav psikolojisindeymişim gibi hissediyorum. Artık bitse istediğim bu öğrencilik dönemimi sonralarda köpek gibi özleyeceğimi az çok bilsem de şimdi şımarık kızcılık oynayasım var.
İstanbul'daki lanet havaya ne demeli onu hiç bilmiyorum? Hani tamam ben bir bok çalışmıyorum diyip de dışarı çıkıp kafa dağıtmak istedikçe insan, pencereden bir kol çıkışıyla anında o fikirden de buz gibi soğuyor. İşbirlik diye buna denir. Evde otur, popoyu büyüt ve içini sık. Bir bok yapmıyorum, oh ne hoş de.
Nasıl memnuniyetsiz bir hal, aman aman. Kimseciklere güzel hafta dileyesim gelmiyor.
şaka şaka. Hepimize kafaları yerine getirtecek bir hafta diliyorum. mucuk




Hiç yorum yok:
Yorum Gönder