12 Ekim 2011 Çarşamba
Bahar'da üşürken.
''Her şey, üzerinde düşünmeye başlayıncaya kadar basitmiş gibi gözüküyor. Neden aşk, ayrı kalınca çok daha derinden hissedilir?''
Bugün başladığım yeni kitabımın ilk sayfasında böylesine güzel bir cümleyle rastlaştık. Bir süre durup kitabımın kapağını incelerken, düşünceden düşünceye atladım. Güzel bir aşk hikayesi okumaya hazırladım kendimi. Biraz imrenmek, biraz öğrenmek, biraz heveslenmek iyi gelecek sanırım.
Bugün canım aşk üzerine bir şeyler yazmak istiyor ama her yerde çıkan aşk zırvaları gibi, başı sonu belli olmayan alengirli cümlelerle karmakarışık bir hale getirip yazmak değil amacım. Sadece insanın hayatında bir şeyler değişirken, aşk hangi noktadan izliyor hayatımızı da bu denli etkili olabiliyor diye düşünüyorum kendi kendime. Şimdi bir nevi sesli konuşma zamanı.
İnsan içinde aşk olan her şeyi sevebiliyor nedense. Hatta acı çekip o hisler hırpalanırcasına pekiştikçe daha bir anlam kazanıyor gibi.. Bu nasıl bir saçmalıktır ben de bilmiyorum ama besliyor insanın içindeki duyguları örselenmek.
Mesela iki insan hiç görüşemese de aşık olabiliyor birbirine. Bu noktada duyguları ateşleyen ilk şey merak olmalı... Kokusunu merak etmek, dokunuşunu, sevişini, bakışını... Ya da o insana istediğin şekilde bir yön veriyorsun. Duygularına sanki seninmiş gibi bir rota çizip ona inanıyorsun. Böylesine bir şeyi sevmek zor değil değil mi? Asıl zor olan şey, o insanın aslında başka başka yönleri olduğu gerçeği ortaya çıktığında, kabullenememe duygusudur belki de. Bir kaba sığdırma isteği var ya her birimizin içinde sevdiği insanı.. Sığmıyorsa başlıyor sancılar, bedeller. Bilmeli insan, kim hayalinde kendi gönlünden uzak birini canlandırıp sevebilir? Yanında değilken, gözlerini kapatıp nefesini hissedemiyorken nasıl bilebilirsin seni ne kadar ısıtabileceğini.
Hayat insanlara dokununca, gerçekten o insanın yolunda gitmeye başlayınca, insan değişir. Geçenlerde arkadaşlarımla aşkın nasıl bir şey olabileceğini tartışıyorduk. Bence sana nasıl değiyorsa hayat, sen o kadar sevebilirsin herşeyi. Belki sen yaklaşmıssındır birkaç adım. Belki şans kapından bir an olsun ayrılmıyordur ama biz neyi nasıl görüp yorumluyorsak, o renkte o tatta o bakışta seviyoruz.Herkesin sevdası başka diyorum ben.
Kimseye istemedğimiz bir davranış yüzünden bedel ödetmeye hakkımız yok.
Babam bana 'kabullenme duygusunu kendine anlatabildiğin zaman gerçekten sevmeye başlayacaksın, herşeyi.' demişti. Ve bir insanı olduğu gibi kabullenemedikçe asla sevemeyeceğimi...
Beraberce yıllarını geçirdiğin insanı sevmekten nasıl vazgeçersin ki? Beraber güldüğün, yediğin içtiğin, keşfettiğin, yaşadığın birini hayatının dışına sürüklerken sevmekten vaz mı geçer insan? böyle mi olmalı? Zaten o nefes yanındaysa gerçekten bu zaman boyunca, o insanı hiçbirimiz sevmekten vazgeçemeyiz. sadece onun artık senin gönlüne taht kurmadığını belki de kuramadığını kabullenirsin hepsi bu...
Aşk, ayrı kalınca daha mı çok hissedilir? İnsan yalnız kalınca duygularını taşıyabilecek birini bulamadığı için zor gelir hepsini kendi kendine taşıması. Bir cevap vardır karşıdan her ne olursa olsun duymak istediği insanın... O cevabı alamayacak kadar uzaklık ister bedenen ister kalben olsun, evet o aşk hem derin hem bitmeyecekmiş gibi içerilerde bir yerlerde sürer gider. Düşünmeye başladıkça karmaşıklaşır, karmaşıklaştıkça susmak bilmez.
Bazen aşk bir tesadüfte saklıdır. Birkaç saatte, tek bir sevişmede, bir göz yaşında, tek bir yastıkta.
Aşk, hiç biter mi?
Hiçbir şey olmamış gibi boşlukta kaybolup gider mi?...
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
keşke aşk sadece bedende başlasa, olduğu gibi kabullenme hissine sahip olmanın verdiği bi rahatlık olsa acı nerde başlar biliyormusun?kafan da yarattığın hep belirgin bişey vardır sen zaten aşıksındır ona ve aşık olduğun şeyi bulursun aslında bulamasanda benzetmeye çalışırsın ama benzemez genelde işte acı orda başlar tıpkı babanın dediği gibi gerçekten sevemezsin kabullenemezsen o insanı acı verir göğsündeki daralma hissi nefes alamamak ve daha bir çok acı belirtisi.kim mi çektiriyor bu acıyı? onunda cevabı belli kendine kendin edersin...AŞK bile kabullenilmediği zaman birinden birine acı olarak döner işte.. ve biz bu cevabı bile bile yine aklımızda yarattımızdan vazgeçemeyiz...
YanıtlaSil